Merhaba,
Hepimizin bildiği ve endişeyle takip ettiği gibi Gezi Parkı’nın korunması amacıyla başlayan protestolar polisin uyguladığı şiddet, baskı ve hükümetin göstericileri küçümseyen sert tavrı sonucunda süratle büyüdü ve yakın tarihimizin en önemli demokratik başkaldırısına dönüştü.
Her kesimden insanın katılımıyla günden güne büyüyen kitleler hiçbir üst kuruluşun şemsiyesi altına girmeden, takınılan anti-demokratik ve insan haklarına aykırı tavırlara karşı muazzam bir dayanışma içerisinde direndiler. Bu direnişin sonucunda polis Taksim Meydanı’ndan geri çekildi. Meydanı teslim alan halk süratle alanı temizledi ve bir şenlik alanına çevirdi. Göstericiler son bir haftada yaşanan şiddete karşılık olarak Gezi Parkı direnişini mizahla, müzikle, kitap okuma etkinlikleriyle, sağlık yardımlarıyla, bedava yemek ve ilaç paylaşımıyla tüm dünyaya örnek temsil edecek bir eyleme dönüştürdüler. İlk günlerde olayları sansürleyen ya da önemini azaltarak taraflı yansıtan ana-akım medya da halktan ve tüm dünyadan gelen haklı tepkiler sonucunda gündemi yansıtmaya başladı.
Ne yazık ki, Taksim’de polisin çekilmesiyle oluşan barış ve kardeşlik ortamının İstanbul’un ve memleketin diğer yerlerinde yaşanamadığını görmekteyiz. Başta Ankara ve İzmir olmak üzere yurdun dört bir yanında gösteriler şiddet kullanılarak bastırılmaya devam etmekte.
Tüm bu gelişmelere ek olarak, Cumhurbaşkanı ve hükümet ortamı sakinleştirmek adına belli adımlar atmış olmasına rağmen Başbakanın sert ve uzlaşmaz tutumunu korumaya devam ettiğini görüyoruz.
Hükümet temsilcileri ve diğer devlet kurumları ülkemizin yurtdışındaki imajını korumak adı altında yaralı sayılarını yüzlerce kat az gösterip hayatını kaybeden direnişçi arkadaşlarımızdan bahsetmediklerini, aleni biçimde gerçekleşmiş olan medya sansürünü reddettiklerini ve tüm olan biteni belirli marjinal grupların provokasyonu olarak sunup gerçekleşen olayların hükümetin baskıcı politikalarına karşı ortaya çıkan bir halk ayaklanması olduğu gerçeğini saklama girişiminde bulunduklarını üzülerek gözlemliyoruz. Aksine, bu yapılan küçük görme ve yalanlama operasyonunun ülkemizin ve devletimizin imajına en büyük zararı vermekte olduğunu düşünüyoruz.
Ülkemizde köklerini salmakta olan baskı rejiminin önünün kesilmesi ve gerçek anlamda bir demokrasinin tesis edilmesi için canını ortaya koyarak sokaklara düşmüş olan kardeşlerimize desteğimizi göstermek üzere sizleri bir kez daha Kanada Parlamentosu önünde toplanmaya davet ediyoruz.
Bu kez Toronto, Montreal ve Ottawa’nın ortaklaşa düzenlediği, Cumartesi günü saat 18:00’de başlayacak olan gösterinin farklı şehirlerden katılımcıların bir araya geleceği, sayıca daha kalabalık ve dolayısıyla etkisi daha büyük bir etkinlik olması hedeflenmektedir. Gösteride ortaklaşa hazırlanan basın bildirisinin ve gelen destek mesajalarinin okunmasının ardından, çeşitli müzisyen arkadaşlarımızın müzikleri eşliğinde şarkılar söylenecek ve havanın kararmasıyla birlikte olaylarda yaşamını yitirmiş arkadaşlarımızı anmak amacıyla bir mum ışığı seremonisi düzenlenecektir.
Hepinizi bu anlamlı direniş çerçevesinde birlik olmaya ve Türkiye’nin dört bir yanında direnen arkadaşlarımıza destek olmaya davet ediyoruz.
Kanada Çapulcular Şubesi
Tarih: 8 Haziran Cumartesi
Saat: 18:00
No comments:
Post a Comment